Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin merkez bankalarının para politikaları arasındaki farklar raporlandı.
Raporda, gelişmiş ülkelerin merkez bankalarının faiz indirim döngüsüne başladığı ve küresel büyümeye yönelik beklentilerin kademeli olarak iyileştiği ifade edildi.
Diğer yandan, gelişmekte olan ülkelerde parasal sıkılığın seyrine bağlı olarak ekonomik büyüme patikalarındaki belirsizliğin devam ettiği belirtildi. Jeopolitik riskler, tahvil getirileri ve büyüme beklentilerindeki değişimlerin risk iştahını ve gelişmekte olan ülkelere yönelik fon akımlarını etkilediği vurgulandı.
Rapora göre, 2024 yılının ikinci çeyreğinde yurt içi iktisadi faaliyetde yavaşlarken iç talepteki dengenin devam ettiği belirtildi. Bu dengenin etkisiyle dış ticaret açığının azaldığı, hizmetler dengesinde olumlu görünüm ve cari işlemler açığındaki iyileşmenin korunduğu aktarıldı.
Raporda, bireysel kredi büyümesinin sıkı para politikası ve finansal koşullardaki sıkılığı destekleyen makro ihtiyati çerçeve sayesinde belirgin bir şekilde yavaşladığı ifade edildi. Özellikle bireysel kredi kartı ve ihtiyaç kredisi kaynaklı büyümenin belirgin bir şekilde azaldığı vurgulandı.
Rapor, hane halkı borcunun milli gelire oranının düşük seviyede seyrederken, borç kompozisyonunda bireysel kredi kartı ve kredili mevduat hesabı borcunun payının arttığına dikkat çekti.
Bankaların yurt dışından sağladığı fonlamanın vadesinin uzadığı ve dış fonlama kalitesinin iyileştiği belirtilen raporda, bankaların yurt dışı kaynaklı borçlanmalarının arttığı ve dış borç yenileme oranının yüksek seviyelerde seyrettiği aktarıldı.
Reklam & işbirliği: [email protected]