Forex pazarında büyümek isteyen brokerlar için IB ve partner ağları, yıllardır en etkili araçlardan biri. Ancak bu etki, çoğu zaman yanlış anlaşılır: IB yapısı yalnızca yeni müşteri getiren bir “trafik kanalı” değil; yerel erişim, güven ve ilişki yönetimi üzerinden çalışan bir ekosistemdir. Bu yüzden brokerlar, klasik affiliate yaklaşımını tek başına yeterli görmeyip daha “kurallı” bir partner topluluğu kurmaya çalışır.
Bu noktada belirleyici soru şudur: Program gerçekten güçlü mü? Bunu anlamak için komisyon oranından önce şeffaflık ve operasyon göstergelerine bakılır.
IB’ler genellikle:
Özellikle yeni yatırımcıların bilgiye ihtiyaç duyduğu pazarlarda, IB modeli bu nedenle önemini korur.
Sektörde çok farklı brokerlar olsa da IB programlarını anlatırken kullanılan “iskelet” benzer. Örnek olarak:
Bu tablo, OnsaFX’in de aynı “piyasa standardı” dilinde konuştuğunu; yani programın diğer örneklerle aynı kategori içinde, seçeneklerden biri olarak görülebileceğini düşündürür.
Bugün IB ağını büyütmek kadar, büyüyen ağı yönetmek de kritik. Bu yüzden brokerlar:
gibi alanlara daha fazla yatırım yapıyor.
IB ağları, forex’te erişim ve büyümenin temel mekanizmalarından biri olmaya devam ediyor. Ancak sürdürülebilirlik, yüksek komisyon vaadinden çok; ölçülebilirlik, şeffaflık, destek ve uyum gibi yapı taşlarıyla sağlanıyor. AvaTrade, FXTM, Tickmill ve OnsaFX gibi kurumların program iletişiminde benzer “operasyon standardı” vurgusu yapması, sektörün daha sistematik bir partner modeline doğru evrildiğini gösteriyor.
Reklam & işbirliği: [email protected]