Mustafa Kazan, Yenidoğan Çetesi davasında ilk kez savunma yaptı. Kazan, örgüt iddialarını reddederek, “Hastane yönetimi talebiyle 10 bin liraya bebek sevk etmesi istendiğini” belirtti. Ayrıca, örgüt üyeleriyle hiçbir ilişkisi olmadığını ve sadece Gıyasettin Mert Özdemir’le iki kez görüştüğünü ifade etti.
Renginar Molla, Türkçe bilgisizliği sebebiyle yanlış anlaşıldığını savundu. Mahkeme başkanının sorularına cevap verirken, “Yanlış anlaşılmaların sebebi Türkçemdeki eksikliklerdir” dedi.
Batuhan Çetin ise, mahkemede doktorun talimatı üzerine 500 gram ağırlığındaki bir bebeğe “çek tüpünü gitsin” denildiğini aktardı. Bu ifade dikkat çekici olaylardan biri olarak yansıdı.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 1399 sayfalık iddianamede, suç örgütünün başı olarak gösterilen doktor Fırat Sarı‘nın, örgütün sevk ve idaresini üstlendiği belirtiliyor. Suç örgütünün amacı, yenidoğan yoğun bakım ünitelerini dolu gösterip SGK’den yüksek ödemeler almak olarak açıklanıyor.
İddianamede, bebeklerin durumunun kötü gösterilerek uzun süreli yatışlar sağlandığı ve fazla ücret talep edildiği belirtiliyor. Ayrıca, hastanelere sevk edilmesi gereken bebeklerin örgütün karlı hastanelere yönlendirildiği ve kazançların sağlık çalışanları arasında paylaşıldığı ifade ediliyor.
Yenidoğan Çetesi davası, İstanbul’da bebeklerin haksız kazanç sağlanarak ölümüne neden olmasıyla gündemdeki yerini koruyor. Duruşmanın ilerleyen günlerinde olayın ayrıntıları daha da aydınlanacak.
Reklam & işbirliği: [email protected]